EY İNSANOĞLU NEDİR DERDİN? -9-

Sizin oyunuz: Hiçbiri
5
Ortalama Oy: 5 (2 votes)

Ey inançlı fani Budist ! Rehberin olan iyi niyetli,iyimserlik örneği olarak bilinen,-insanlara sevgi,saygı,merhamet gibi hayatın çeşitli yönlerinin de bulunduğunu ifade eden -güzel ahlak kurallarını beyan etmiş;seçkin varlık kabul ettiğin Sitharta (nurlu Budha), inancınıza göre üstün bir varlıktır.O günkü ortamda kendi felsefesine göre gerçeğe yaklaşmaya çalışmış bilge insandır.
Ancak o,size bir Tanrı ismi bile anmadığı halde siz onu tanrılaştırdınız.Hatta heykelini yaparak karşısında huşu(manevi iç huzur) ile ona tapıyorsunuz. Yaratılanların eliyle yapılmış;yine cansız bir taş,bir ağaç parçası ve b. kuru cisim veya cisimlerden ne beklersini.
Mantıken canlı yaratıktan cansıza karşı bir davranış,sergilenebilir.Ona herhangi bir fayda sağlanabilir.Ama cansızdan bir davranış beklemek manevi bir fayda sağlamasını ummak ne kadar beyhude ve akıl dışıdır, değil mi? Ancak o,medet umduğun veya
tapındığın cismin temsil ettiği bir mukaddeslik (kutsallık) varsa ,tek ve gerçek Yaratıcı (Allah) ile az çok bir dostluğu,yakınlığı bulunuyorsa onu (kutsal kabul ettiğin varlığı),sadece manevi bir aracı yapabilirsiniz.Onun yüzü suyu hürmetine Yaratıcıdan dileğinizin kabulünü isteyebilirsini. Tıpkı dünyadaki bir işiniz,işleminiz için bir yüksek makam veya şahsiyetle aranıza sözü geçerli kişileri aracı koymanız, gibi. Yahut da kendinize göre gönlünüzde yücelttiğiniz (sevip saydığınız) mümtaz kişinin varsa insanlığa faydalı tavsiyeleri benimseyip, uygulayabilirsiniz.Kusurlarının affını Yaratıcıdan dileyebilirsiniz.Böylece onun ruhunu şad (hoşnut ) etmiş olursunuz.Yaratıcı nezrinde. Yoksa bunun dışında ki söz,düşünce ve hareketlerinizle Yaratıcıya onu ortak koşmuş olur,ona ve kendinize zulmetmiş olursunuz ki çok vahimdir.YÜCELTTİĞİNİZ VARLIĞA EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ YAPMIŞ OLURSUNUZ. Bilmeyerek de olsa.
Diyelim bunlarla yetinmediniz veya bunları kabul etmediniz .Sizin bu düşünce ve davranışlarınızın Yaratıcıya hiçbir etki ve tepkisi yoktur.Çünkü O,yarattığı insanoğlunu bu dünya da imtihan için serbest bırakmıştır.İyi kötü her şeyi ben yaratırım.Ancak size verdiğim akıl,fikir ve cüzi (küçücük) iradenizle" iyiyi isteyip yaparsanız iyi işleri; kötüyü diler yaparsanız kötüyü yaratırım"diye imtihana
tabi tutar. Ama kendisine ortak koşanları hiç affetmeyeceğini şu emirleri ile apaçık belirtmektedir : "Yaratıcı (Allah)kendisine ortak koşulmasını asla affetmez.Diğer günahları ise dilediği kimseler için bağışlar. Yaratıcıya ortak koşan kimse ise gerçekten büyük bir
günahla ona ftira etmiş olur. Kim Yaratıcıya ortak koşarsa derin bir sapıklığa düşmüştür. Ayrıca onlar(ortak koşanlar) Allah'ı bırakırlar da dişilere taparlar ki ancak inatçı şeytana tapmış olurlar. BUYURMAKTADIR.
Kendilerini böyle bir gadre,garabete düşürmüş olanların vay haline!.. Bu durumda insanın çeşitli sebeplerle , ya akli melekeleri (sağlıklı düşünme alışkanlığı,yatkınlığı) dumura uğrayıp;olayları kavrama kapasitesi çok zayıflamış olmak;veya şeytanın görünen görünmeyen avenelerinin (sapık, inkarcı, menfaatperestlerin ) tuzağına düşmüş olmalıdır. Böyleleri görünüşte çeşitli yönlerden imtiyazlı (itibarlı makam,mevki veya sanat sahibi) kimseler de olsalar; o,halleri ile tam bir zavallı ve acınacak haldedirler.Evet vay onların ve onlara tabi olanların haline!..

Yaratıcıyı bırakıp;yaratılmışlardan medet uman,
Yaratıcının onlara verdiği farklılıkları kutsayan,
Canlı, cansız bedenleri karşısında bükülen,sütunlaşan,
Böylece onlara iyilik yaptığını mı sanıyorsun;gafil insan.
Yaratıcıya değil,yaratılmışlara kul,köle olan,
Bazılarını efsaneleştirerek;ilahlaştırıp,putlaştıran,
Hatta onları tek yaratıcıya ortak koşan,
Aklı-selimini ,benliğini kaybetmiş zavallı insan.

Nasıl zavallı olmazsın; bire gafil,
Hak nezdinde oluyorsun düpedüz kafir
Belki dünya da sanki olursun safir,
İnansan da inanmasan da ahrettesin tezlil ve tahkir
Gam ve keder uzaktır; gafletten uyananlara
Hicran ve hüsran yok; Hak ve hakikati bulanlara,
Nedamet değil nefaset var Hakkı bulanlara
Müjde var, ikbal ve ikram var; Hakka tapanlara