MEVLÜT KANDİLİ.

Sizin oyunuz: Hiçbiri
0
Henüz Oy Kullanılmamış

M E V L Ü T K A N D İ L İ

Hicrî Rebîül-evvel ayının on ikinci gecesi,
Dünyaya gözlerini açtı; insanlığın incisi,
Sema aydınlandı; teşrif edince âlemlerin efendisi,
Ayrıcalığının işareti idi,isminin önceden belirtilmesi,
Peygamberliğinin habercisi idi,sırtındaki simgesi.
xx xx xx
Abdullah'ın oğlu Dünyaya geldi öksüz,
Âmine hâtundan doğdu;zahmetsiz,yüksüz,
Verdi ona dedesiAbdülmuttalib,ism-i dördüz,
Muhamd,Ahmd,Mahmd,Mustf,hepsi pürüzsüz.
xx xx xx
Cümle âlem olanlardan şaştı; ol geceye,
Sanki Kâbenin üstündeki putlar vardı;secdeye,
Kisra'nın saray sütunları düştüler; yüzeye,
Söndü Mecûsî ateşi,dönüştü Sâvâ gölü, kuru gölgeye.
xx xx xx
Yazıyordu;Tevrat ve İncil'in asıllarında,onun geleceğini,
Bilmiyorlardı sapıtmış tebâları,ne yapıp söyleyeceğini,
Umuyorlardı Yahudiler,kendilerinden zuhur edeceğini,
Fark ediyordu papaz Bahîra,onun Peygamber olabileceğini.
xx xx xx
Oldu sonra âdet üzere onun süt annesi Halîme,
İyi baktı dört yıl hamiyetli kadın,o muhtereme,
Kendisi besledi;iki yıl daha ölmeden annesi Âmine,
Sonra dedesi Abdülmuttalib,onu aldı himayesine.
xx xx xx
O sevimli çocuk,sekiz yaşında dedesiz kaldı,
Öyle olunca tüccar amcası onu yanına aldı,
Yirmibeşine kadar amcasından ticârî hüner aldı,
Bu arada güzel ahlâkı,dürüstlük ve itimatta ün saldı.
xx xx xx
Hemşehrisi dul fakat terbiyeli,zengin ve asil Hz.Hatice,
Onun tcârî ahlâk ve güvenirliliğini deneyince,
Ona gönlü ve kalbi ısınmaya başladı ince,ince,
Çok geçmedi kırkında evlenip;ona oldu sadık zevce.
xx xx xx
O,aynı zamanda yüksek ahlaklı,ve tâhire idi,
Yirmi beş yılda dört kız,iki oğlan evladı verdi,
Bunlar Abdlh,Kasım,Üm.Gülsm,Ruky,Fatm.veZynp idi,
Ne çare ki Fatm.hariç hepsi babalarından ölmüş idi.
xx xx xx
Hz.Muhmd.her başından geçeni paylaşırdı;eşi ile,
Aralarında pek ihtilaf olmaz;uzlaşırlardı latîfe ile,
Peygamberliğini tasdikle,ilk kadın müslümn Hatice ile,
Ölünceye dek kesintisiz gül gibi geçindiler birbirleri ile.
xx xx xx
Son elçi,otuzbeşinde Kâbede ki Hacerül-esved için yaptı hakemlik,
Otuz yedisinde gâibden gelen Muhammed nidâlarına etti şahitlik,
Otuz sekiz yaşında nurlar ve nur hüzmeleri görmeğe başladı ilk,
Otuz dokuzunda gerçekleşen sadık rüyalar gördü,altı ay sürelik.
Kırkında Hira dağında mağaradaki İlâhî vahiyle geldi Peygamberlik.
xx xx xx
Hirada Hz.Cebrail'in ısrarla:"Rabbinin adıyle oku"tenbihi,
Onu yaptı;bütün zaman ve zemin âlemine seçkin son Nebi,
Peygamber olarak müşrik insanlara açıklayınca İlâhî tebliği,
Ömür boyu gördü,küffar ve sahtekarlardan zulm-ü şedîdi.
xx xx xx
Zulüm çekilmez olunca,İlahi izinle Mekkeden Medineye hicret etdi,
İlk erkek Müslüman,en sadık dostu Hz.Ebubekir ona refakat etdi,
Mekke dışında vardıkları Sevr mağarasında üç gün-gece gizlendi,
Sonra mağaradan ayrılarak Tihamiye,oradan Amim'e ve Medineye girdi.
xx xx xx
Hz.Muhamd,yüce davasında yılmadan,yorulmadan ins ve cins'i irşad etdi,
Allah'ın izni ve yardımı ile cehalet karanlığını nura,karamsarlığı umuda çevirdi,
Pek çoğunu ikaz ve ikna ederek sözü ile özü ile gönül ve kalpleri fethetdi,
Sonunda aklı-selim ve gözü,gönlü,kalbi açık olanları İslamla şereflendirdi.
xx xx xx
Bu anlatılanlar,Hz.Muhammed'in hayatından çok küçük bir cüzdür,
Anlamak isteyen aklı-selim inançlı,insaflı kişilere anlamlı sözdür,
Manaya açık olan Peygamber sevdalılarına kılavuz bir gözdür,
İmanı,islamı zayıf,kalbi katılaşıp kararmış düşünce fakirlerine güzdür.
xx xx xx
Ey Muhammedül-emînin ümmeti! Bugün getirelim çok çok salavat,
Belki mahşerde yüzümüz olur,ondan beklemek kurtuluşa şefaat,
Öyle coşkulu çalışalım ki şahit olsun;Yaradıcı ile birlikte semavat,
Onun yolunda yılmadan,yorulmadan gösterelim;arz-ı şecaat,
O zaman kazanma şansımız olabilir belki,Cennet ehli ile musâvaat,
Yüce davasında yılmadan,yorulmadan insanlığı irşad etdi,
Cehâlet karanlık ve karamsarlığını nura ve umuda çevirdi,
Pek çoğunu ikna ederek sözü ve özüyle kalpleri fethetdi,
Sonunda onları Allah'ın izini,iradesi ile İslamla şereflendirdi.